16 Eylül 2017 Cumartesi

2. Likya - Yürüyüş 2. Gün

İlerleyen saatlerde imkansız bir fırtına çıktı. Tek kişilik çadırımda çaresizce uyumaya çalıştım ama başaramadım. Yağmur çıldırınca çadır hayvan gibi su aldı. Gecenin ortasında gerekli eşyaları toplayıp diğer çadıra kaçtım.

Sabah 7:40'ta müthiş bir havaya uyandık.







Islak eşyalarımızı kurutmak için ortalığa yaydık.


Savaşçı pozuyla güneşi selamladıktan sonra kahvaltı hazırlıklarına başladık. 9:30'da haşlanmış yumurta zeytin ve çeşitli meyvelerden oluşan öğünü gömdük ancak eşyalarımız hala ıslak olduğu için kurumalarını bekledik.


10:30'a kadar çürüdük ve artık yola çıkmaya hazırız. Elveda Karmen adası.

İkinci günün hedefi Sıcak Yarımadası'na ulaşıp uygun bir kamp alanı bulmak.


Yürüyüşümüzün 2. günü gerçekten de çok güzel başladı.


Karşımıza çıkan keçi sürüsüyle yollarımız kesişti ve sürü geçene kadar beklemeye karar verdik. 11:13




Etrafımız yüzlerce keçi tarafından sarıldı.



Son keçinin geçmesiyle birlikte 11:27'de tekrar hareket ettik.



Bir süre denize paralel yürüdükten sonra yokuş tırmanmaya başladık. Sıcağın da etkisiyle grup yattarayı verdi.


Ağaç gölgesinde günlük uzun mola zamanı. 11:47


Kurutulmuş meyve, kuru yemiş atıştırdık ve bol su içmeyi ihmal etmedik. Adımımızı attığımız her yer keçi boku doluydu ve çok fazla böcek vardı.



Uzun bir çürümenin ardından yola çıkmaya hazırız. 13:19


Yatt...




Her şey açık ve net.















Ve kaybolduk. (14:07)

Ana yola bağlanmaya çalışırken dağlarda kaybolduk. Uzun bir süre işaret göremeyince darlanmaya başladık ve işaretlerle son karşılaştığımız noktaya döndük. Patika olabileceğini düşündüğümüz yerlere girip çıktık ama bir türlü yolu bulamadık. Tüm yolu geri dönüp traktör yolundan yürüme planları yaparken gizlenmiş işareti keşfeddim ve hayatımız kurtuldu. 40 dakikalık kitlenmenin ardından tekrar yola çıktık. (14:48)


Ana yoldayız.


Ana yolda Merter'in Kadıköy Anadolu'lu kenkstalarıyla karşılaştık. Önümüzdeki parkurla ilgili tüyolar aldık. Likya yolunu kot pantolonla yürüyen reyiz seni seviyorum.

Çok zaman geçmeden Hasan'ın özel mülk aşkı tavan yaptı ve köy evlerinde yemek romantizmi zirveye ulaştı. Zayıflığın kokusunu alan çakallar çoktan etrafımızı sarmıştı. Çok savunmasızdık.


Tuzağa düştük.

Yol kenarındaki çeşmeden su içmeye çalışırken kendimizi bir evde bulduk. (15:30)

Çorba müthişti. Pilav leşti, kuru fasulye vasattı. Ortalama olarak kötü bir öğün yesek de Hasan'a kızmadık. Çorbanın güzelliğiyle kendimizi avuttuk.

Tekrar yoldayız. (16:33)


Bu tabeladan sonra da ufak bir kriz yaşandı ama çabuk çözüldü. Artık yolumuzdan eminiz.


"Onun adı Hasan... Uzaklarda yaşar..."


Çeşitli keps şovları.





Mola (17:40 - 17:46)


Aperlae'ye doğru inişe geçtik ve lahit şov başladı. Zemin çok taşlı olduğu için ayak tabanları sert yat oldu. Uzun süredir yoldayız ve yorulmaya başladık.


"Onun adı Hasan... Kalbimi dağlar..."


Kral mezarının yanında bir mola daha. (18:38 - 18:45)


Hedefimize çok yaklaştık.




Kamp alanına yaklaşırken keps dozu bir anda arttı.



Lahit şov.






Seher çok güzelsin.


Purple Haze (18:52)


Kamp alanımızı bulduk. İçerde çadır kurabiliyorsunuz ya da bungalov tarzı odaları var.

Bizi Deli Bekir karşıladı. Etrafı gösterdi.

Çadır kurmak kişi başı 10 tl gayet makul. Tuvalet, duş dahil.

2 kişilik oda geceliği 150 tl sanırım emin değilim.

Kamp alanı aşırı rüzgarlıydı ama çadırları uygun bir yere sabitledik. Şov amaçlı küçük çadırı da kurdum.

Kamp alanında çürürken 7 yaşındaki Ada'yla karşılaştım. Kendisi sanatçı. Aynı zamanda hermafrodit ve Beyin Hastanesi turuncu kat seviyesinde akıl hastası. Tek başına dağın başında yaşamaktan kafayı yemiş durumda. Neyse ki bu sene bir şekilde okula başlama pilanları var. Umarım gerçekleşir.

 Ada'yla çok iyi arkadaş olduk ve birlikte çok eğlendik. Bize hikayeler anlattı. Manyak gibi koştuk. Daha sonra resimlerine bakmak için sözleştik ve ayrıldık.

Hasan'ın tuzağında hayvan gibi karnımız doyduğu için gece öğününü saldık.

Hava kararınca su kaynatıp ıhlamur demledik ve dışarıdaki banka çöktük. Çürüdüğümüzü gören Deli Bekir hemen yanımıza çöktü. Çok sert co bağımlısı. Belki bizde vardır diye sormaya gelmiş. Büyük hayal kırıklığına uğradı ve kesinlikle inanmadı. Gece boyunca olm varsa verin tarzı darlamalarına devam etti. Bunun yanında Deli Bekir'le de çok iyi anlaştık ve bize imkansız hikayeler anlattı. Detay yasak.

Bu arada ortamda sıfır ışık var. Kafamı kaldırdığımda yaşadığım şoku atlatamadım hala. Hipnotize olmuş gibi gökyüzünü seyrettim saatlerce.



Yatma vakti geldi ve çadırlarımıza geçtik. Küçük çadırı tamamen şov amaçlı kurduğum için geceyi 4 kişi tek çadırda geçirdik.




Gümüşlük&Y-Kavak - Seher ve P. Cbn

11 Eylül sabahı saat 11 uçağı ile Melis'le birlikte Bodrum'a doğru yola çıktık. Planımız 2 gece Gümüşlük 2 gece Yalıkavak'ta kalıp 15 Eylül Cuma akşam 9.30 uçağıyla İstanbul'a dönmekti.

Tatilimiz gerçekten de çok güzel başladı.


Havalimanından Bodrum merkeze gelip Gümüşlük minibüsüne bindik. Bodrum merkezde toplamda 20 saniye durduğumuz için Bodrum'un çirkinliğinden uzak durmayı başardık.

Otel Gümüşlük'e yerleştik.

Otel Gümüşlük: Oda Kahvaltı 2 kişi gecelik 200 TL.

Lokasyon: 8/10
Kahvaltı: 6/10
Atmosfer: 8/10
Deniz: 6/10
Genel 8/10 (?)

Kahvaltı vasattı.

Gündüzleri halk plajında denize girip belediye kahvesinde bir şeyler atıştırarak zaman geçirdik. Deniz genelde dalgalı olduğu için yüksek verim alamadık.





Akşam yemekleri:

Karafaki Rest: 4-5 soğuk meze, 1 çipura ve 1 küçük rakı, 300 TL. 7/10
Mezeler vasat, salata tuzluydu. Ahtapot yumuşak olduğu için hoşuma gitti. Çipura yağlı ve lezzetliydi.







Soğan Sarımsak: Humus ve Pancar Salatası, Ana yemek olarak Çipura ve Kuzu Kol, tatlı meyveli tart. İçecek olarak 1 şişe beyaz DLC. 293 TL. 10/10.
Humus aşırı yağlı ve tahinli değildi. Pancar Salatasında sarımsağı insan gibi koydukları için çok hoşuma gitti. Kuzu kol enfesti. Birlikte haşladıkları kereviz sapı, pattiz, soğan ve bilimum yeşillikler lezzet partisi verdi. Yediğim her şeyi aşırı beğendim. Çok güzel bir akşam yemeği oldu.
Yemeğin yanında tercih ettiğimiz DLC yemeğe güzel eşlik etti. Bir tek şarap kadehlerinin biraz küçük olması darladı.








13 Eylül sabahı kahvaltımızı yaptıktan sonra Yalıkavak minibüsüyle yeni hedefimize doğru yola çıktık. Saat 1'e doğru La Brezza'ya giriş yaptık. Otel 8 odadan oluşan butik bir oteldi, bu sene açılmış.


Dolmuş beklerken çok mutluyduk.

La Brezza Yalıkavak: Oda Kahvaltı 2 kişi gecelik 300 TL.
Lokasyon: 10/10
Kahvaltı: 9/10
Atmosfer: 10/10
Deniz: 9/10
Genel 10/10

Otelin kendi plajı oldukça başarılıydı. Çok az müşteri olduğu için istediğimiz gibi plajı kullanabildik. Öğlen atıştırmalık bir şeyler yemeyi ihmal etmedik. Otelden ayrılırken işletmeci seneye mekanın değişip güzelleşeceğini söyledi. Detay vermesini istediğimde beach club tarzı kapısında badi gard olan bir yer olacağını söyledi. Saniyesinde sildik mekanı.


Selam Atıf.


Kahvaltının şakası yoktu

Odamız:


Odamızın manzarasında ufak bir şov

Plaj:



Atıştırmalıkalrımız

Akşam yemekleri ve Yalıkavak:
Yalıkavak küçük bir Bodrum gibiydi. Çarşısındaki alakasız dükkanlar ve üçkağıtçı esnafı Bodrum'u aratmıyordu. Neyse ki sezon bittiği için çok kalabalık değildi ve rahatsız olmadan tatilimizi sürdürebildik.

Pilita Karadeniz Pide: 1 kuşbaşı, 1 kapalı kavurma-kaşarlı pide ve içecekler. 61 TL. 8/10
Pideler bol yağlı ve lezzetliydi. Mekanı 2 kadın ve 3 yaşındaki akıl hastası 4-5 çocuk işletiyordu. Keylifli bir yemek yedik.




Midye7: 10'lu midye dolma, 1 sebzeli ve 1 cevizli tencere midye haşlama (pattiz ile birlikte) ve 4 bira. 150 TL. 9/10
Fransa'da yaşayan bir çift işletiyor. Midye dolma fena değildi, ilk defa sıcak servis edildiğini gördüm. Midye tencere sebzelerle haşlandığı için aşırı lezzetli olmuştu. Suyundan içmeyi ihmal etmedik. Daha önce Paris ve Brüksel'de yemiştim ikisini de siker atar. Yemeğin yanında Gara Guzu blond ale içerek bira envanterime yeni bir lezzet ekledim. Gerçekten de çok hoştu.







Yalıkavak Köftecisi: 2 porsiyon köfte, piyaz ve salata, 2 açık ayran: 76 TL. 6/10
Ekmeğin üzerinde margarin gezdirmişlerdi. Köfte fena değildi. Hayatımın geri kalan kısmında meşhur yemeği köfte olan yerde köfte yemiyeceğim.



Akşamları adresimiz bitez dondurmacısı oldu. 7/10

Cuma akşam 9.30 uçağı ile İstanbul'a döndük. Tatilimiz gerçekten de çok güzel bitti.


8 Ağustos 2017 Salı

Ağustos Rotası (Havuz)

Gümüşlük

Datça

Gürcistan

Kars

Doğu Karadeniz Turu