6 Kasım 2017 Pazartesi

2. Likya - Olimpos'a Gidiş + Bayram's Tree Houses

Servise yetişebilmek için sabah erkenden uyandık. 6:24


Günaydın Seher.



Bitik bir kahvaltı sonrası harekete geçemeye hazırız.



Hasan sempatikliğiyle günümüze renk kattı.





Servisi beklemek için köy merkezine geldik.


İlan metninin ilan edilerek ilan edildiğine dair ilan tutanağı.



8:00'de harekete geçtik. 10:36'da aktarma ve 11 sularında Bayram's Tree Houses adlı mekana vardık.

Gittiğimizde tüm Olimpos'ta elektrikler yattara olmuştu. Sıkışlara göre 'Hayır' oyu fazla çıkınca belediye sikertmiş.

4 kişilik ağaç eve çöktük. Geceliği kişi başı 50 TL. Geçen sene iki kişilik oda adam başı 60 TL idi. Fiyatlar değişmemiş. Odalar yeterince rahat ve klimalı.

Ön tarafta çürüme istasyonları kurulmuş. Bütün gün hiçbir şey yapmadan yatmak için ideal.


İki öğün yemek dahil. Ortalama üstü kahvalı ve bol çeşitli/lezzetli akşam yemeği. Gün içinde verilen ekstra siparişler de güzeldi.

Öğleden sonra denize girdik. Deniz soğuk ve çok bir numarası yok. Biraz güneşlendikten sonra Bayram'a geri dönüp çürümeye devam ettik.

Denize ulaşmak için Olimpos Antik Kenti'nin içinden geçmek gerekiyor. Giriş paralı. İkinci seçenek kentin hemen yanındaki dere yatağından yürüyüp çakallık yapmak. Biz çakallığı tercih ettik.




Akşam yemeğinden sonra Beşiktaş-Lyon ikinci maçı izlemeye başladık ve olaylar gelişti. Fabri yüzünden çok sayıda insan kalp krizi geçirdi.  Kapalı ortamda sigara içen çocukları dissledik. Darlansalar da söndürdüler. Maçın sonuna doğru maçın gerginliğiyle birlikte sigaralar ateşlendi ve içimizdeki nefret tohumları yeşermeye başladı. Beşiktaş yat olunca akıl hastasının teki sandalyesini tutup yere fırlattı ve kırılan parçalar Merter'e saplandı. Bunun üzerine ortalık bir anda karıştı. Sandalyeyi kıran çocuk tiftik hızıyla pişman olup ağlayarak özür diledi. Çocuğa sempati duysak da sinirler hemen yatışmadı. Bunun üzerine gruplarındaki en rezalet herifle tartışma şov yaşandı. Kanlı bir cinayete kurban gitmek üzereyken herif ortamdan dismiss edildi.

Olayın ardından çürüme istasyonlarından birine çöktük. Kısa bir süre sonra sandalyeci çocuk sevgilisinin kolunda ağlayarak yanımıza geldi ve tekrar özür partisine başladı. Çocuğu sakinleştirip sorun olmadığı konusunda ikna etmeye çalıştık.

Çift ortamı terk ettikten sonra çocuğa aşk kusmaya ve diğer rezalet herifi öldürme planları yapmaya giriştik. Kısa bir nefret partisinden sonra odamıza çekildik.

Bayram'daki ilk gecemiz gerçekten de kusursuz geçti.

2. Likya - Yürüyüş 3. Gün

Ertesi sabah 08:00'de uyandık ve kamp alanını keşfe çıktık. Uyandığımızda Ada ve ailesi ortamı çoktan terk etmişti. Deli Bekir'le başbaşa kaldık.


Tavuk sürüsü.


Kümes.



Horozun çok sert davranış bozukluğu var. Arkanı döndüğün anda aklını kaçırıp üzerine saldırıyor.


Tuvalet ve duş sırası.


Yemek ve çürüme mekanları. Kahvaltı kişi başı 20 TL. Ben kendi yumurtamı haşlayıp yanımda getirdiğim çöpleri sömürdüm.


Genel görünüş.




Civciv sürüsü.




Başka bir çürüme mekanı.


Çadırımızı tam olarak bu noktaya kurduk. Küçük çadır yanda bitmiş durumda.



Sera. Kendi sebze meyvelerini yetiştiriyorlar. Kırmızı örümcek saldırısı altında. Sonsuz ilaç kullanıyorlar.


Kendi takıldıkları bina. Çok eski ama tarihi hatırlamıyorum kesinlikle. Deli Bekir dışarda çadırda yatıyor. IYI yani.

Mekandaki tek sıkıntı 1.5 litrelik su 4 lira. Onun dışında her şey gayet IYIydi.

Kısaca Purple Haze'i çok beğendik.


Saat 12:00 olduğunda Deli Bekir'le vedalaşıp tekrar yola koyulduk. Bu günkü hedefimiz Üçağız'a ulaşmak.

Elveda Deli Bekir.



Her yerde olduğu gibi keçi sürüleriyle karşılaştık.



İlk molamız: 12:45

Sabah çok fazla çürüsek de öğle güneşi 45 dakikada yat olmamıza yol açtı.





12:53 yola devam

Arada bir mola daha var ancak keps partisi verilmemiş. (13:35-14:23)

Bu günkü yürüyüş diğerlerine göre daha ciddi geçti. Yola odaklandık ve  muhabbet, keps, şımarmaya fazla vakit ayırmadık.


Uzun bir aranın ardından tekrar deniz kıyısındayız.



Dağlı Hasan.








Günün 3. molası (15:05-15:09)


Kısa bi molanın ardından yola devam. Hedefimiz artık görüş açımıza girdi.


Üçağız'a çok yaklaştığımız için heyecanlıyız.


Üçağız merkeze girerken hoş bir sürprizle karşılaştık.


Üçağız'a vardığımızda saatler 15:18'i göstermekteydi.


Köy sakinleriyle çok iyi anlaştık.


Gözleme partisi. (15:33-16:39)



Kritik selfiler.




 Salata baya lezzetliydi. Gözlemeler de güzeldi. Keyifli bir yemek oldu.


Yemekten sonra kamp için uygun mekan arayışına başladık. Denizden biraz uzakta yol kenarında bir açıklık bulduk. Üçağız Kalesi'nin hemen arkası.


Kamp alanımız çeşitli yaratıklar tarafından istila edilmiş durumdaydı.



Çadırları kurup eşyaları bıraktıktan sonra yol boyunca vakit ayıramadığımız şımarıklık ve keps manyaklığı tekrar başladı.


Kaleden görünüş.






Keps manyaklığı.







Hakiki sevgi patlaması.





Ve şımarıklık.







Köy merkezinde umumi tuvalet ve duşlar var. Hijyen ihtyiacımızı ordan karşıladık. Hava kararmaya başlayınca Yeksan'la birlikte odun avına çıktık. Köyde kısa bir tur attık ve ırkçı köylülerle muhabbet etme fırsatı yakaldık.



Akşam yemeğinde makarna ve konserve ton balığı gömdük. Ateş başı çürümesinden sonra çadıra geçildi. Çadırda kuruyemiş partisi ve 00:00 civarında yatış.

Bu gece çadırda geçirdiğimiz son gece. Ertesi gün sabah 8'de Olimpos'a servisle hareket edeceğimiz için hepimiz çok heyecanlıyız.