17 Ekim 2016 Pazartesi

Bodrum'a Gidiş - Atçı




Gece yolculuğu için Ulusoy tesislerine doğru yola çıktık.


Ancak bir sorun vardı. Rezervasyonum iptal edilmiş.


 Kısa süreli bir şok yaşadıktan sonra otobüsteki boş yerlerden birine çökme kararı aldım.


Cihatsi'nin yardımıyla şoktan çıkmaya çalışırken.


40 dakikalık rötardan sonra otobüse binme vakti geldi.


Otobüse bindiğim nokta.


Otobüse bindikten kısa bir süre sonra ikinci şoku yaşadım.
Kepsten çok net görüldüğü üzere koltuğum sırılsıklamdı.
Anlayacağınız yolculuğum gerçekten de çok güzel başladı.



İlk molayı Susurluk girişindeki Kamil Koç tesislerinde verdik.


Susurluk ayranı ve tostu çakmayı ihmal etmedim.
Lezzet vasatı aşamadı.


Yolcu ve kaptana kritik uyarılar.


Gecenin ilerleyen saatlerinde Torbalı civarında ikinci molayı çaktık. Bodrum'a artık çok az kalmıştı.


Sabahın ilk ışıklarıyla Bodrum'a ulaştım. Bodrum gerçekten de leş gibi kokuyordu.

Benden 3 saat önce yola çıkıp sonsuz tribe giren Maksud ise görgüsüz köylü Düzceliler'le her gördükleri yerde mola verdiği için henüz Bodrum'a ulaşamamıştı.


Köylüleri beklerken çöktüğüm kahve. Bodrum Merkez'de iyi vakit geçirdiğim tek yer.


Görgüsüzlerin Bodrum'a yaklaştığını duyunca otogara geri döndüm. 
Karşılaştığım manzara beni çok etkiledi.


Ve kavuşma anı. Gümüşlük'ü fethetmeye hazırız.







1 yorum: